15 Temmuz 2010 Perşembe

Korkuluklar

Biliyorum senin için hiçbir anlamı yok bu yazdıklarımın. Tam olarak hangi amacı güttüğümü bilmiyorum zaten ben de yazarken. Sanırım –belki de emin olmaya daha yakın bir sanrı bu- sebep, pişmanlığım.
Sana yaşattığım her acının bedelini tek tek ödedim. Öyle bir ödedim ki canımın içi yandı. Öyle bir söndüm ki sen tüttün hücrelerimde. Öyle bir anladım ki seni yüreğimden bir kuş geçtiğinde, elimde olsa hiç tanımamış olmayı dilerdim seni.
Kendimi cezalandırdım. Topraklarım nadasta kaç zamandır. Yabani otlar sardı benliğimi. Yeni kopardım attım. Dikenleri canımı yaktı, zor kurtuldum. Sürülmeyi bekleyen bir tarlayım sanki. Ne ekersen o çıkacak; sulanırsa meyve verecek, sulanmazsa yabani ağaçlar yetişecek üzerinde ama illa ki yeşillenecek.
Bazen düşünüyorum bana hala kızgın olup olmadığını. Özellikle yediğim her darbede sanki daha bir derine işliyor varlığın. Yüreğime indikçe ağır yumruklar, daha bir sen oluyorum; sen gibi oluyorum. Sanki sana karışıyorum da bir oluyorum; biz oluyorum.
Beni affettiğini söylemeni bekliyorum, yıllar oldu. Yıllar oldu, sus pusuz. Sen sustukça dünya dönmeye devam etti, konuştu günlerim. Günler seni aldı geride bıraktı, sen yürüdün yoluna devam ederek. Ben asılı kaldım bir geçmiş noktasında, sen o noktada, bıraktığım yaşında, tıpkı bir ölü gibi, hiç büyümedin. Hiç değişmedin. Günler geçerken gerçekler değişti, sen de değiştin aslında ama affedilmemiş yürek bir dağ gibiydi. Yerinden nereye gidebilirdi?
Kim demiş dağlar üzülmez diye? Kim demiş dağlar terketmez, acı çektirmez, acı çekmez diye? Kim bilmiş volkanlar nerdedir aslında, nasıl yanar yürek? Kim yanmış böylesine acı çekerek?
Seni affettim, her şeyi koyverdim desen, huzura ereceğim sanki. Aydınlanacak içim, ışıl ışıl bakacağım geleceğe. Sana ulaşmak imkansız artık; affını duymak bir umuttu, artık cansız.
Yoluma devam etmeye karar verdiğim zamandan çok oldu geçeli. Yollar devam etmiş de ben yerimde saymışım meğerse. Şimdi izin verirsen artık, ben gitmeliyim.
Çünkü çok uzundur beklediğim zaman. Gelen geldi. Sen kaldın. Ben gitmeyip de neyleyim?
Neyleyim?