17 Aralık 2011 Cumartesi

çok

çok soru soruyor insan bazen kendine; cevap verilmesi zor oluyor bunlar ya da cevabını kimsenin bilmediği.
çok açık oluyor insan bazen diğerine; samimiyetini gerçek bulup kaldığı da oluyor onun ya da sonradan çekip gittiği.
çok acı çektiriyor insan bazen kendine; gelip geçtiği de oluyor bunların ya da kanatarak içe işlediği.
çok fazla görüyor insan bazen azları kendine; çok büyüttüğü de oluyor bunları ya da küçülmesini hep istediği.
çok içten oluyor insan bazen diğerine; içini görenin saydığı da oluyor ya da fazla bulup, yitip gittiği.

çok seviyor insan bazen hayatı; 
ağlamayı da biliyor ya da her şeye, herkese rağmen öylesine gülmeyi,

"çok" gülebilmeyi.

12 Aralık 2011 Pazartesi

eski kışlardan, yeni yazlara

bazen, bir sabah uyandığında artık üşümediğini farkeder ya insan;
sabahın serinliği tatlı tatlı kokar burnuna, hani sokulur ya koynuna usulca...
ışıl ışıl gün doğar üstüne, güneş alır ya gözünü;
çiçeklenir ya tomurcuklar, yüzün gibi,
kuşlar özgürce kanat çırpar ya, yüreğin gibi.

hani, bahar olur ya, yaz olur;
hani bir gülümseme bazen
dünyan olur ya,
o dünyada tüm çiçekler gelir; o güzel yüreğe işte böyle selam durur;
için de, yüreğin de, güneşle yol alır; gidip en sıcak yeri bulur.

çiçekler güneşi sever, kuşlar sıcağı.
o yüzdendir ya göç eder hep kuşlar;
eski kışlardan,
yeni yazlara...