16 Ekim 2014 Perşembe

Eş Ruhum, hoşgeldin!

Hiçbir can yangısı sonsuz değil elbet. 
Ölümlü dünyada sonsuzluk da ne demek!

Epeydir yazamadım. Hoş pek yazasım da gelmemişti. Aslında belki de bu; yepyeni bir hayatın ilk, hatıraların artık sadece uzaktan muzırca gülümsediği bir dönemin son yazısı olacak.

Gitmek ile kalmak arasında bir noktada sıkıştığında "durmak" gerektiğini anladım. 
Durmayı öğrendiğinde insan, yaşamayı da öğreniyor. 
Yaşamaya başladığında, nefes alır gibi sevmeyi de öğreniyor. Nefes kadar doğal, nefes kadar sade ama bir o kadar da hayati ve süreğen bir durum. 
Sevmek artık bir nefes kadar yaşamın özünde benim için. 
Ben bir nefese rast geldim durduğum yerde. 
İyi ki de durmuşum, iyi ki de tanımışım seni.
Dilerim son durakta bir ömür geçiririz benim canım hayat arkadaşım.
Hayatıma hoş geldin, sefalar getirdin. 

(Ruh) Eşin Dilşad. 

31 Ocak 2014 Cuma

Hayat gibi...

Yazmamaya yeminliydim sanki. yazsam ben olurum, herkes bilir beni. yazmazsam yok olurum sanki. 

korktum. yazmaktan değil, yanlış anlaşılmaktan.
artık hiçbir şeyden korkmuyorum.
yazıyorum, yazacağım. 
yalnız bırakılsam da, hakkımda hükümler verilse de, önyargılarla kapım çalınsa bile, benden uzak durulsa bile; 
yazacağım. 

hoş geldim. ben, kendim, bizzat hoşgeldim. 
içerim dolu geldim. 
yüreğim dopdolu geldim.
zihnim aydınlık,
kalbim ferah, 
nefesim taze,
hayatım taptaze geldim. 

hoşgeldim. iyi ki geldim. 

"sanki elimi hiç bırakmamışsın gibi
yokluğunda kendi kendime inandım dayandım
sanki kötü sonlu hiç hikâye yokmuş gibi
sonumuzun iyi biteceğini varsaydım, yalandı
havalar da soğuk gidiyor
bu aralar üşürsün sen bilirim
aman dikkat et, aklına yazları getir
ne olur ara sıra haberdar et
pencerelerde bekletme
hayatına elbet biri girecek
mutlu ol, ihmal etme.

acımasızsın, isyankârsın
vefasızsın, riyakârsın
hem günahsız hem günahkârsın
hayat gibi
Hayat gibi..." 
(Toygar Işıklı'nın güzel bir şarkısı)