31 Ocak 2014 Cuma

Hayat gibi...

Yazmamaya yeminliydim sanki. yazsam ben olurum, herkes bilir beni. yazmazsam yok olurum sanki. 

korktum. yazmaktan değil, yanlış anlaşılmaktan.
artık hiçbir şeyden korkmuyorum.
yazıyorum, yazacağım. 
yalnız bırakılsam da, hakkımda hükümler verilse de, önyargılarla kapım çalınsa bile, benden uzak durulsa bile; 
yazacağım. 

hoş geldim. ben, kendim, bizzat hoşgeldim. 
içerim dolu geldim. 
yüreğim dopdolu geldim.
zihnim aydınlık,
kalbim ferah, 
nefesim taze,
hayatım taptaze geldim. 

hoşgeldim. iyi ki geldim. 

"sanki elimi hiç bırakmamışsın gibi
yokluğunda kendi kendime inandım dayandım
sanki kötü sonlu hiç hikâye yokmuş gibi
sonumuzun iyi biteceğini varsaydım, yalandı
havalar da soğuk gidiyor
bu aralar üşürsün sen bilirim
aman dikkat et, aklına yazları getir
ne olur ara sıra haberdar et
pencerelerde bekletme
hayatına elbet biri girecek
mutlu ol, ihmal etme.

acımasızsın, isyankârsın
vefasızsın, riyakârsın
hem günahsız hem günahkârsın
hayat gibi
Hayat gibi..." 
(Toygar Işıklı'nın güzel bir şarkısı)