16 Ekim 2014 Perşembe

Eş Ruhum, hoşgeldin!

Hiçbir can yangısı sonsuz değil elbet. 
Ölümlü dünyada sonsuzluk da ne demek!

Epeydir yazamadım. Hoş pek yazasım da gelmemişti. Aslında belki de bu; yepyeni bir hayatın ilk, hatıraların artık sadece uzaktan muzırca gülümsediği bir dönemin son yazısı olacak.

Gitmek ile kalmak arasında bir noktada sıkıştığında "durmak" gerektiğini anladım. 
Durmayı öğrendiğinde insan, yaşamayı da öğreniyor. 
Yaşamaya başladığında, nefes alır gibi sevmeyi de öğreniyor. Nefes kadar doğal, nefes kadar sade ama bir o kadar da hayati ve süreğen bir durum. 
Sevmek artık bir nefes kadar yaşamın özünde benim için. 
Ben bir nefese rast geldim durduğum yerde. 
İyi ki de durmuşum, iyi ki de tanımışım seni.
Dilerim son durakta bir ömür geçiririz benim canım hayat arkadaşım.
Hayatıma hoş geldin, sefalar getirdin. 

(Ruh) Eşin Dilşad. 

1 yorum:

  1. Tüm kuşlar ölürse zehirlenirsin.
    Bırak hepsini yoluna gitsin.
    Herkesin canı acır bazen.
    Belki de en çok bu yüzden, yoluna gidersin?

    Yazdığın her şeyi zamandır okuyorum, yüreğinden kopan her satırın altına kocaman kalbiyle çizgiden ve tebessüm yüklü kendini hayata karşı resmeden birisi bence bu kadar ağır yazmamalı.

    YanıtlaSil